Alt ıslatma (Enürezis)
Gece ya da gündüz altını ıslatma, çocuğun özgüvenini zedeleyebilir.
“Gece hâlâ altını ıslatıyor, sabahları çok üzülüyor…”

Anne-baba olarak sen de bu süreçte zaman zaman zorlandığını görebilirsin. Yanlış ebeveyn tutumları, biyolojik hassasiyetler ya da yaşamın getirdiği olumsuzluklar çocuğunun mizacının sağlıklı gelişmesini engelleyebilir. Bu durum; davranış bozuklukları, uyum problemleri, dikkat dağınıklığı, hiperaktivite ya da kaygı gibi sorunlara yol açabilir.
Çocuk terapisi, tam da bu noktada devreye girer. Amaç çocuğunu değiştirmek değil; onu anlamak, duygularını ifade etmesine alan açmak ve sağlıklı gelişimine destek olmaktır. Profesyonel bir bakış açısı ile yürütülen bu süreç, hem çocuğunun bugünkü ihtiyaçlarını karşılamasına hem de geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemesine yardımcı olur.
Kısa açıklamalar ve gerçek hayattan ebeveyn cümleleriyle
Gece ya da gündüz altını ıslatma, çocuğun özgüvenini zedeleyebilir.
“Gece hâlâ altını ıslatıyor, sabahları çok üzülüyor…”
Tuvalet eğitimi sonrası da kaka tutamama ya da kaçırma problemi.
“Kakasını tutamıyor, kıyafetine yapıyor ve çok utanıyor…”
Yoğun endişe, anneden ayrılmak istememe ya da sınav kaygısı şeklinde görülebilir.
“Benden ayrıldığında panikliyor, okula gitmek istemiyor…”
Öfke patlamaları ve düşünmeden yapılan zarar verici davranışlar.
“Çabuk sinirleniyor, kendini hiç durduramıyor…”
Dikkatini toplayamama, aşırı hareketlilik ve okul başarısında zorluk.
“Derse bir türlü odaklanamıyor, sürekli kıpır kıpır…”
İstemsiz göz kırpma, ses çıkarma veya omuz oynatma gibi tekrarlayan hareketler.
“Farkında olmadan sürekli gözünü kırpıyor…”
Kaygı ve huzursuzluğun dışavurumu olan alışkanlıklar.
“Heyecanlanınca hemen tırnaklarını yemeye başlıyor…”
Oyuncak fırlatma, vurma ya da öfke kontrol sorunları.
“Kızınca arkadaşına vuruyor, oyuncaklarını kırıyor…”
Çocuğun merakla başlayan, aileyi kaygılandıran davranışlardan biri.
“Sürekli elini pijamasının içine götürüyor, ne yapacağımı bilemiyorum…”
Tuvalet alışkanlığını kazanamama ya da direnç gösterme.
“Ne söylesek de tuvalete gitmek istemiyor…”
Keyifsizlik, içe kapanma ve oyunlara ilgi kaybı.
“Eskiden çok neşeliydi, şimdi hep içine kapanıyor…”
Karanlık, yalnız uyuma ya da hayvan korkusu.
“Kendi odasında uyumaktan çok korkuyor…”
Uyku terörü, kabus görme ya da iştahsızlık.
“Gece aniden çığlık atarak uyanıyor…”
Kendini yetersiz hissetme, sürekli başarısızlık duygusu.
“Ben zaten yapamıyorum diyor, denemek bile istemiyor…”
İlgiyi yanlış yollarla çekmeye çalışmanın sonucu olarak ortaya çıkabilir.
“Arkadaşının eşyasını alıyor ve kendiymiş gibi söylüyor…”
Yeni okul, öğretmen ya da arkadaş ortamına alışamama.
“Okula gitmek istemiyor, her sabah ağlayarak uyanıyor…”
Yeni doğan kardeşe tepki, öfke veya gerileme davranışları.
“Kardeşi doğduğundan beri altını ıslatmaya başladı…”
Anne-baba tartışmalarının çocuğa yansıması.
“Biz kavga ettiğimizde içine kapanıyor, çok huzursuz oluyor…”
Boşanma, kayıp, hastalık ya da kaza sonrası duygusal tepkiler.
“Dedesi vefat ettiğinden beri hep kaygılı, yalnız kalmak istemiyor…”
Dışlanma, alay edilme, fiziksel ya da duygusal şiddete maruz kalma.
“Arkadaşları sürekli dalga geçiyor, artık okula gitmek istemiyor…”
Tablet, telefon, oyun bağımlılığı; sosyal medyada fazla vakit.
“Elinden tableti alamıyoruz, bırakınca çok öfkeleniyor…”
Sevilen birinin kaybı, ayrılıklar ya da göç gibi yaşam değişiklikleri.
“Ev değiştirdik, o zamandan beri mutsuz ve içine kapandı…”
Sürekli el yıkama, düzen takıntısı, kontrol etme ihtiyacı.
“Kapıyı defalarca kontrol etmeden uyumuyor…”
Seçici yeme, aşırı yeme, iştahsızlık.
“Hiçbir şey yemek istemiyor, sürekli tek tip gıda yiyor…”
Yaşa göre konuşmada gerilik veya kekemelik.
“Hâlâ cümle kuramıyor, yaşıtları çoktan konuşmaya başladı…”
Okuma-yazma, matematik ya da ders başarısında zorlanma.
“Ne kadar çalışsa da okuma hızında geride kalıyor…”
Arkadaşlık kuramama, yalnız kalma eğilimi.
“Hiç arkadaşı yok, teneffüslerde hep tek başına…”
Her çocuğun mizacı, ihtiyacı ve gelişim süreci farklıdır. Bu nedenle terapide tek bir yöntem değil, çocuğa özel bilimsel ve bütüncül bir yaklaşım uygulanır.

Çocuğun duygularını en iyi ifade ettiği alan oyundur. Oyun odasında çocuk; iç dünyasını, korkularını ve hayallerini özgürce ortaya koyar.
“Oyunda bize söylemediği duygularını çok net şekilde anlatabiliyor…”

Kum ve minyatür objeler aracılığıyla çocuğun bilinçdışındaki duyguları ve yaşantıları görünür hale gelir. Bu yöntem, özellikle travmatik deneyimlerde çok faydalıdır.
“Kumla oynarken yaşadığı korkuları sembollerle ifade ediyor…”

Çocuğun bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimini daha iyi anlayabilmek için çeşitli testler uygulanır:
“Çocuğumun zeka kapasitesini ve güçlü yönlerini öğrenmek istedim…”

Aile içi bağlanma, kimlik gelişimi ve kişilik yapısını anlamak için kullanılan projeksiyonel bir yöntemdir. Çocuğun aile içindeki konumunu ve duygusal bağlarını görmemizi sağlar.
“Resimlerde kendini hep kenarda çiziyor, bu bize çok şey anlattı…”
İlk görüşmede seni ve çocuğunu yakından tanırım. Çocuğunun öyküsünü senden dinlerim, ardından oyun, testler veya bireysel görüşmelerle çocuğunu anlamaya çalışırım.
Çocuğunun davranışlarını, duygularını ve zorlandığı noktaları birlikte netleştiririz.
Oyun, resim ya da konuşma yoluyla kendini anlatmasına yardımcı olunur.
Ebeveyn-çocuk ilişkisinde yanlış anlamalar, iletişim kopuklukları ve ihtiyaçlar üzerinde çalışılır.
Evde uygulanabilecek yöntemler, iletişim pratikleri ve düzenlemeler planlanır.
Bu süreçte amaç; çocuğunu değiştirmek değil, onu daha iyi anlamak ve gelişimini desteklemektir.
WhatsApp hattımız üzerinden hemen bize ulaşabilir, detaylı bilgi alabilirsiniz.