Ruhunu Yaşlandırma
Yaşlanan, insana emanet edilen bedendir. Ruh ise zamanla değil; ihmal edildikçe, bastırıldıkça ve sürekli ertelendikçe yorulur.
İnsan bazen bedeninin yorgunluğunu fark eder ama ruhunun yorgunluğunu görmezden gelir. Oysa ruh da ilgi ister, sükûnet ister, anlaşılmak ister, dinlenmek ister. Sürekli güçlü görünmeye çalışmak, her şeye yetişmek, herkesi memnun etmek ve kendi ihtiyaçlarını en sona bırakmak ruhu sessizce yorar.
Ruhu yoran şey çoğu zaman büyük olaylar değildir. Bazen yıllarca söylenemeyen sözlerdir. Bazen bastırılan duygulardır. Bazen başkaları kırılmasın diye insanın kendini kırmasıdır. Bazen en yakınları için bile olsa kendi sınırlarını yok saymasıdır.
Yüce Allah insanı en güzel şekilde yarattığını bildirir. Bu yüzden insan, yalnızca bedenine değil; kalbine, ruhuna, duygularına ve iç dünyasına da emanet bilinciyle yaklaşmalıdır. Çünkü insanın kendine iyi davranması bencillik değil, emanete sahip çıkma sorumluluğudur.
Hiçbir şey; ömründen, sağlığından ve sana emanet edilen canından daha kıymetli değildir. Hayatta sevdiklerin, sorumlulukların, işler, beklentiler ve yetişmen gereken birçok şey olabilir. Fakat bütün bunların içinde kendini tamamen tüketiyorsan, bir noktada verdiğin emek de sevgini taşıyan ruh da yorulmaya başlar.
Bu yüzden bazen durmak gerekir. Nefes almak gerekir. İçinden geçenleri fark etmek, kendine “Ben ne hissediyorum?” diye sormak gerekir. Çünkü insan kendi ruhunun sesini uzun süre bastırırsa, zamanla neye üzüldüğünü, neye sevindiğini, neye ihtiyaç duyduğunu bile duyamaz hâle gelir.
Ruhunu yaşlandırmamak için hayatın içinde sana iyi gelen küçük alanlar açmalısın. Belki kısa bir yürüyüş, belki eski bir hatırayı tebessümle anmak, belki sevdiğin bir dostla konuşmak, belki sessizce bir çay içmek, belki de uzun zamandır ertelediğin o küçük iyiliği kendine yapmak…
Bazen insanın ruhuna iyi gelen şey çok büyük değişimler değildir. Küçük bir mola, güzel bir söz, içten bir dua, temiz bir niyet, sakin bir yürüyüş ya da kendine karşı biraz daha merhametli olmak bile ruhu onarabilir.
Unutma, ruhunu yaşlandırmamak için içindeki çocuk tarafı da beslemen gerekir. Merak eden, sevinen, şaşıran, umut eden, küçük şeylerden mutlu olabilen o tarafını tamamen susturma. Çünkü insanın içindeki çocuk tarafı canlı kaldıkça, ruhu da hayata karşı daha diri kalır.
Kendine iyi davran. Çünkü sen de sana emanetsin.
Müjde Yahşi

